Derece Yapan Öğrencilerin Ortak Alışkanlıkları
YKS ve LGS’de derece yapan öğrencilerde sık görülen çalışma alışkanlıklarını; soru çözümü, deneme analizi, kaynak kullanımı, planlama, telefon ve uyku düzeni üzerinden inceleyen rehber.
YKS ve LGS sonuçları açıklandığında derece yapan öğrencilerin çalışma düzenleri her yıl merak edilir.
Günde kaç saat çalıştılar? Kaç soru çözdüler? Telefonu bıraktılar mı? Kaç kaynak bitirdiler? Her gün deneme mi çözdüler?
Bu soruların tek bir cevabı yoktur.
Çünkü derece yapan öğrencilerin çalışma süreleri, çözdükleri soru sayıları ve kullandıkları yöntemler birbirinden farklı olabilir.
Ancak başarılı öğrencilerin çalışma biçimleri birlikte incelendiğinde bazı davranışların tekrar tekrar öne çıktığı görülür.
Asıl ortak nokta belirli bir programı birebir uygulamaları değil, çalışmalarını nasıl yönettikleridir.
1. Konu Çalışıp Geçmiyorlar, Kendilerini Sorularla Test Ediyorlar
Bir konuyu dinlerken veya okurken:
“Anladım.”
hissine kapılmak kolaydır.
Asıl soru ise şudur:
Kaynak kapandığında bu bilgiyi kullanabiliyor musun?
Sadece video izlemek, notların altını çizmek veya konu özetlerini tekrar tekrar okumak öğrencide konuyu bildiği hissini oluşturabilir.
Bu nedenle etkili çalışan öğrenciler konu öğrenme ile kendini test etme arasına uzun süre koymaz.
Örneğin şu döngüyü kullanabilirsin:
Konu öğrenme → Kendini test etme → Soru çözme → Eksik noktaya geri dönme
Burada herkes için geçerli bir “%30 konu – %70 soru” oranı yoktur.
Konu temelin zayıfsa daha fazla öğrenme çalışmasına, konuyu biliyorsan daha fazla soru pratiğine ihtiyacın olabilir.
Önemli olan pasif çalışmada gereğinden fazla zaman kaybetmemektir.
Koçluk notu: Konuyu anlamış hissetmek ile o bilgiyi sınav sorusunda kullanabilmek aynı şey değildir. Konu çalışmasının ardından kendini soru çözümü veya aktif hatırlamayla test et.
2. Sürekli Yeni Kaynak Aramıyorlar
Sınava hazırlanan öğrencilerde sık görülen problemlerden biri kaynak değiştirme döngüsüdür.
Örneğin bir öğrenci:
- bir soru bankasına başlar
- birkaç hafta sonra başka bir kaynak önerisi görür
- yeni kaynağa geçer
- ardından farklı bir video serisine başlar
- elindeki kaynakların hiçbirinden yeterince yararlanamaz
Çok kaynak sahibi olmak her zaman daha iyi hazırlanmak anlamına gelmez.
Daha işlevsel yaklaşım:
İhtiyacına uygun birkaç ana kaynak seç → Düzenli ilerle → Yanlışlarına dön → Gerçekten ihtiyaç oluşursa yeni kaynak ekle
şeklindedir.
Örneğin üç farklı matematik kitabından aynı düzeydeki soruları çözmek yerine, bir veya iki uygun kaynak üzerinde ilerleyip eksiklerini belirlemek ve ardından farklı soru tiplerine geçmek daha anlamlı olabilir.
Yeni kaynak almadan önce kendine şu soruyu sor:
“Elimdeki kaynağın bana verebileceğini gerçekten aldım mı?”
Kaynak sayısından çok, kaynağı nasıl kullandığın önemlidir.
3. Yanlış Soruyu Görüp Geçmiyorlar
Derece yapan öğrencilerde dikkat çeken alışkanlıklardan biri yanlış ve boş sorulara verilen önemdir.
Verimsiz çalışan öğrenci deneme sonrasında:
“73 net yaptım.”
deyip sonucu kapatabilir.
Daha sistemli çalışan öğrenci ise:
“Kaybettiğim sorular neden gitti?”
diye sorar.
Çünkü iki yanlış aynı şey değildir.
Bir soruyu:
- konu bilinmediği için
- soru tipi tanınmadığı için
- işlem hatası nedeniyle
- soru yanlış okunduğu için
- süre baskısıyla
- iki seçenek arasında kararsız kalındığı için
yanlış yapmış olabilirsin.
Bu nedenle yalnızca yanlış sayısını değil, yanlışın nedenini takip etmek gerekir.
Yanlışlarını:
- bir defterde
- dijital bir arşivde
- deneme analiz tablosunda
- soru bankasında işaretleyerek
takip edebilirsin.
Belirli bir süre sonra önemli sorulara yeniden dönmek de konuyu gerçekten öğrenip öğrenmediğini görmene yardımcı olur.
Amaç yüzlerce yanlış soruyu biriktirmek değil:
Aynı hatayı tekrar tekrar yapmayı azaltmaktır.
TYT özelinde yanlışlarını ve net kayıplarını nasıl analiz edebileceğini görmek için TYT Netleri Nasıl Artırılır? rehberine de göz atabilirsin.
4. Denemeyi Sadece Net Ölçme Aracı Olarak Kullanmıyorlar
Deneme sınavı yalnızca:
“Kaç net yaptım?”
sorusuna cevap vermez.
Doğru analiz edildiğinde şunları da gösterebilir:
- hangi konuda eksiğin olduğunu
- hangi testin fazla zaman aldığını
- hangi sorularda gereğinden fazla oyalandığını
- dikkat hatalarının nerede arttığını
- sınavın sonlarına doğru performansının düşüp düşmediğini
Örneğin:
“Matematik 30 net.”
tek başına sınırlı bir veridir.
Ancak:
“Matematikte 30 net yaptım; problemlerde fazla süre harcadım, iki yanlışım işlem hatasıydı ve geometride dört soruyu konu eksiğinden boş bıraktım.”
çok daha kullanışlı bir analizdir.
Bu nedenle çalışma sistemi:
Deneme → Analiz → Eksik çalışma → Yeni deneme
şeklinde ilerleyebilir.
Sınav yaklaştıkça deneme sıklığı artırılabilir. Ancak herkes için “haftada 4 deneme” veya “son ay her gün deneme” gibi tek bir doğru sayı yoktur.
Doğru sıklığı:
konu durumun + sınava kalan süre + deneme sonuçların
belirlemelidir.
Gerçek Sınav Koşullarını da Zaman Zaman Prova Et
Bazı denemeleri gerçek sınava yakın şartlarda yapmak faydalı olabilir.
Örneğin:
- sınav saatine yakın başlamak
- gerçek sınav süresini kullanmak
- telefonu ve dikkat dağıtıcıları kaldırmak
- deneme sırasında mola vermemek
yalnızca bilgini değil, sınav dayanıklılığını ve zaman yönetimini de test etmene yardımcı olur.
TYT denemelerinde zaman yönetimi özellikle sorun oluşturuyorsa TYT Denemelerinde Süre Yetmiyor: Süre Nasıl Yetiştirilir? yazısından da yararlanabilirsin.
5. Plan Yapıyorlar Ama Plana Körü Körüne Bağlı Kalmıyorlar
İyi bir çalışma programı hazırlamak önemlidir.
Ancak daha önemli olan, programın işe yarayıp yaramadığını kontrol etmektir.
Örneğin haftalık planında:
3 gün matematik problemi
çalışmış ancak denemelerde hâlâ aynı problem türlerinde zorlanıyorsan yalnızca aynı programı tekrar etmek yeterli olmayabilir.
Programın güncellenmesi gerekir.
Bu nedenle haftada bir kez kısa bir değerlendirme yapabilirsin:
- Bu hafta ne tamamlandı?
- Nerede zorlandım?
- Deneme sonuçlarım ne söylüyor?
- Gelecek hafta hangi derse daha fazla ağırlık vermeliyim?
Bunun mutlaka pazar günü yapılması gerekmez.
Önemli olan haftanın belirli bir noktasında:
Plan → Uygula → Kontrol et → Güncelle
döngüsünü kurmaktır.
İyi program hiç değişmeyen program değil, gelişimine göre değişebilen programdır.
6. Zorlandıkları Dersleri Sürekli Ertelemiyorlar
Çalışma programında yapılan yaygın hatalardan biri sürekli iyi olunan derslere yönelmektir.
Matematiği seviyorsan sürekli matematik çözebilirsin.
Türkçen iyiyse sürekli paragraf çözmek sana daha rahat gelebilir.
Zorlandığın fizik, geometri veya dil bilgisi ise sürekli ertelenebilir.
Bu durum kısa vadede:
“Bugün çok çalıştım.”
hissi verebilir.
Ancak sınav sonucunu asıl sınırlayan alanlar aynı yerde kalmaya devam eder.
Bu nedenle zor ve önemli dersleri günün daha verimli olduğun bölümlerinden birine yerleştirmek faydalı olabilir.
Bu mutlaka sabah olmak zorunda değildir.
Bir öğrenci sabah daha iyi odaklanırken başka bir öğrenci okuldan sonra belirli bir dinlenme süresinin ardından daha verimli çalışabilir.
Temel fikir:
En çok dikkat isteyen işi enerjinin en düşük olduğu ana bırakmamak.
Ve daha önemlisi:
Sevdiğin derse değil, ihtiyacın olan derse göre program yapmak.
7. Zor Soruyla Gereğinden Fazla İnatlaşmıyorlar
YKS ve LGS yalnızca bilgiyi değil, süreyi de yönetmeyi gerektirir.
Bir soruya birkaç dakika harcadıktan sonra:
“Bu kadar zaman verdim, artık çözmeden bırakamam.”
diye düşünmek kolaydır.
Ancak bu durum bir sorunun ardından başka soruların da yetişmemesine neden olabilir.
Sınav stratejisi gelişmiş bir öğrenci kendine şu soruyu sorabilir:
“Bu sorunun çözümünde ilerliyor muyum?”
İlerleme yoksa soruyu işaretleyip geçebilir ve zamanı kalırsa daha sonra geri dönebilir.
Bunun mutlaka belirli bir “turlama tekniğine” dönüşmesi gerekmez.
Asıl beceri:
Bir soruyu geçmenin başarısızlık olmadığını bilmektir.
Sınavdaki hedef her soruyu sırayla çözmek değil:
verilen sürede yapabileceğin soruların mümkün olduğunca büyük bölümüne ulaşmaktır.
8. Telefonun Çalışma Düzenlerini Yönetmesine İzin Vermiyorlar
Derece öğrencilerinin telefon konusunda kullandıkları tek bir yöntem yoktur.
Bazıları sınav döneminde sosyal medya kullanımını azaltabilir.
Bazıları telefonu başka odada bırakabilir.
Bazıları kullanmaya devam eder ancak çalışma saatlerinde erişimini sınırlar.
Dolayısıyla ortak nokta:
Telefonu tamamen bırakmak değil, dikkat üzerindeki kontrolü geri almaktır.
Örneğin:
- telefonu çalışma masasından kaldırmak
- bildirimleri kapatmak
- gerekirse uygulama engelleyici kullanmak
- çalışma molasını sosyal medya molasına çevirmemek
- sosyal medya için belirli zaman aralıkları oluşturmak
denenebilir.
Amaç popüler ifadeyle “dopamin detoksu” yapmak değil:
çalışma sırasında dikkatin sürekli başka yöne çekilmesini azaltmaktır.
Odaklanma ve çalışma sırasında telefon kullanımını daha ayrıntılı ele almak istersen Odaklanma Problemi Nasıl Çözülür? rehberine de bakabilirsin.
9. Çok Çalışmaktan Önce Sürdürülebilir Çalışıyorlar
Derece öğrencilerinin başarı hikâyelerinde sık karşılaşılan ifadelerden biri:
“Düzenli çalıştım.”
ifadesidir.
Bu düzen her öğrencide aynı görünmez.
Bir öğrenci okuldan sonra 3 saat çalışabilir.
Başka biri bazı günler 2 saat, hafta sonu daha uzun çalışabilir.
Bazı dönemlerde çalışma süresi artarken yoğun okul veya yazılı dönemlerinde azalabilir.
Dolayısıyla önemli olan:
bir gün maksimum kaç saat çalışabildiğin değil, oluşturduğun düzeni ne kadar sürdürebildiğindir.
Uyku da Çalışma Programının Bir Parçasıdır
Okula devam ederken aynı zamanda YKS veya LGS’ye hazırlanan bir öğrencinin zamanı doğal olarak sınırlıdır.
Bu nedenle pratikte her öğrencinin çok uzun uyku süreleriyle yoğun bir çalışma programını aynı anda yürütmesi mümkün olmayabilir.
Ancak düzenli olarak çok az uyuyarak çalışma süresi kazanmaya çalışmak da iyi bir strateji değildir.
Pratik olarak 7 saat ve üzerindeki düzenli uyku hedeflenebilir; bireysel ihtiyacın ve günlük programın uygunsa bunun üzerinde uyuman da tercih edilebilir.
Önemli olan:
“Bir saat daha çalışayım.”
derken ertesi gün okulda ve çalışma masasında dikkatini kaybetmemektir.
Spor, yürüyüş, arkadaşlarla veya aileyle zaman geçirmek gibi dinlenme alanlarını da tamamen ortadan kaldırmak gerekmez.
Sınav hazırlığı birkaç günlük değil, aylar süren bir süreçtir.
Derece Yapan Öğrenci ile Verimsiz Çalışan Öğrenci Arasındaki Fark
Aşağıdaki tablo iki farklı çalışma yaklaşımını karşılaştırmak için kullanılabilir:
| Kriter | Derece Yapan Öğrencilerde Sık Görülen Yaklaşım | Verimi Düşürebilecek Yaklaşım |
|---|---|---|
| Konu çalışması | Öğrendikten sonra kendini sorularla test eder | Uzun süre yalnızca video ve notlarda kalır |
| Kaynak kullanımı | Seçtiği kaynaklardan verim almaya çalışır | Sürekli yeni kaynak ve yöntem arar |
| Yanlışlar | Yanlışın nedenini bulur ve gerektiğinde tekrar döner | Net hesaplayıp yanlışları geçer |
| Denemeler | Eksik ve süre analizi için kullanır | Sadece net ve sıralamaya bakar |
| Planlama | Haftalık sonuçlara göre programını günceller | Program işe yaramasa da aynı şekilde devam eder |
| Ders seçimi | Eksik olduğu derslere de öncelik verir | Genellikle rahat ettiği derslere yönelir |
| Zor soru | İlerleyemediğinde soruyu bırakıp dönebilir | Tek soruda gereğinden fazla zaman kaybeder |
| Telefon | Çalışma sırasında dikkat dağıtıcıları sınırlar | Bildirim ve sosyal medya çalışmayı sık sık böler |
| Soru sayısı | İhtiyacına göre çalışır | Soru sayısını tek başarı ölçütü yapar |
| Uyku / dinlenme | Düzeni sürdürebilecek kadar dinlenir | Daha fazla çalışmak için sürekli uykudan kısmaya çalışır |
Bu tablo, derece yapan her öğrencinin aynı davranışları gösterdiği anlamına gelmez.
Amaç iki farklı çalışma yaklaşımı arasındaki farkı somutlaştırmaktır.
Peki Nereden Başlamalısın?
Bu alışkanlıkların tamamını aynı gün değiştirmeye çalışma.
Önce çalışma düzenindeki en büyük problemi belirle.
Örneğin:
Deneme çözüyor ancak analiz etmiyorsan → deneme analiziyle başla.
Sürekli yeni kaynak değiştiriyorsan → mevcut kaynaklarını düzenle.
Telefon sürekli çalışmanı bölüyorsa → çalışma sırasında telefonu ortamdan çıkar.
Program yapıyor ancak uygulayamıyorsan → günlük görev sayısını azalt ve haftalık kontrol sistemi kur.
Hep aynı derse çalışıyorsan → en büyük eksiğine haftalık sabit çalışma alanı aç.
Bir veya iki alışkanlığı düzenli hâle getirdikten sonra diğerlerini eklemek genellikle daha sürdürülebilirdir.
Derece Öğrencilerinden Alınabilecek En Önemli Ders
YKS ve LGS’de derece yapan öğrencilerin hepsi:
- aynı kaynakları kullanmaz
- aynı saatte çalışmaz
- aynı sayıda soru çözmez
- aynı deneme programını uygulamaz
- aynı çalışma süresine sahip değildir
Fakat başarılı çalışma düzenlerinde tekrar eden güçlü bir döngü vardır:
Planla → Çalış → Kendini test et → Hatanı analiz et → Programını güncelle → Tekrar et
Bu nedenle derece öğrencilerinden kopyalanması gereken şey günlük programlarının aynısı değil:
kendi çalışmalarını yönetme biçimleridir.
Çalışma programını oluşturuyor ancak hangi derse ne kadar ağırlık vermen gerektiğini, deneme sonuçlarını nasıl yorumlayacağını veya eksiklerini nasıl planlayacağını belirlemekte zorlanıyor musun?Mevcut seviyen, hedeflerin, deneme sonuçların ve çalışma düzenin birlikte değerlendirilerek sana uygun bir çalışma sistemi oluşturulabilir.Net Ekseni Öğrenci Koçluğu'nu İncele →